İstanbul‘da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Avukatlık Bürosu sağlık hukuku avukatı olarak sağlık hukuku ile ilgili davalarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Avukatlarımız malpraktis davası avukatı olarak sağlık hukukunda hastanelerin sorumluluğu ve malpraktis davaları konusunda edindikleri 25 yıllık deneyim ve bilgiler çerçevesinde, müvekkillerimize en etkili sonucu sağlamak için danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedirler.

Acil Sağlık Hizmeti Sunulması Zorunluluğu Ve Hastadan Ücret Alınamaması

Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’ne (SUT) göre acil hal; ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlarda olayın meydana gelmesini takip eden ilk 24 saat içinde tıbbi müdahale gerektiren haller ile ivedilikle tıbbi müdahale yapılmadığında veya başka bir sağlık kuruluşuna nakli halinde hayatın ve/veya sağlık bütünlüğünün kaybedilme riskinin doğacağı kabul edilen durumlardır. Acil Sağlık Hizmetlerinin Sunumu konulu 2008/13 ve 2010/16 sayılı Başbakanlık Genelgelerinde de acil hizmetleri ile ilgili düzenleme yapılmıştır.

Acil Sağlık Hizmeti Sunulması Zorunluluğu

Türkiye’de Sağlık Hukuku ve Malpraktis Davaları

Acil sağlık hizmeti vermekle yükümlü olan sağlık kuruluşları, acil hal kapsamındaki hastaların sağlık güvencesi olup olmadığına veya ödeme gücüne bakmaksızın hastayı kabul edecek, gerekli tıbbi müdahaleyi kayıtsız-şartsız ve gecikmeksizin yapacaktır. Zira acil hallerde hastanın tedaviye uygun sağlık kuruluşuna mümkün olan en kısa sürede ulaştırılması ve zamanında müdahale yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda kamu-özel ayrımı yapılmaksızın tüm sağlık kuruluşları, acil durumlarda hastaya müdahalede bulunmak zorundadır; yeterli personeli, donanımı, boş yatağı olmaması, hastanın sağlık güvencesi bulunmaması vb. sebepler öne sürerek müdahaleden kaçınamaz.

Acil vakalarda hizmetten yararlanan kişinin sosyal güvencesi var ise hizmet bedeli sosyal güvenlik kurumundan tahsil edilecek olup hastadan ayrıca ücret talep edilemez.

Sağlık güvencesi olmayıp ödeme gücünden de yoksun olan kişiler için de düzenleme yapılmıştır ve bu kişilerden de hizmet bedeli talep edilmeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda kamu sağlık kuruluşlarından ve ayakta teşhis ve tedavi yapan özel sağlık kuruluşlarından hizmet alınmış ise sağlık kuruluşunun bulunduğu yer sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfından; özel sağlık kuruluşlarından hizmet alınmış ise kuruluşun bulunduğu yer belediyesinden hizmet bedeli alınacaktır. İlgili vakıf veya belediye, sağlık güvencesi olmayan bu kişinin ödeme gücünün bulunup bulunmadığını araştırır ve bulunmadığının tespiti halinde acil sağlık hizmeti bedelini hizmeti sunan hastaneye öder. Ödeme gücünün varlığı tespit edilirse bu durum da hastaneye bildirilir ve hizmeti alan tarafından ödemenin yapılması sağlanır.

Sağlık Uygulama Tebliği’nde katılım payı alınmayacak sağlık hizmetleri ile ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetlerine ilişkin maddelerine göre Kurumla sözleşmeli veya sözleşmesiz sağlık hizmet sunucuları tarafından sunulan acil sağlık hizmetlerinden dolayı kişilerden katılım payı ve ilave ücret alınmayacağı düzenlense de yeni yapılan düzenleme ile yeşil alan kapsamında kalan hastalardan acil hizmetlerde dahi ücret alınabilmektedir. Gereksiz başvuruları engelleme amacı taşıyan bu yenilik sonrası doktor tarafından durumun aciliyetine göre kırmızı-sarı-yeşil alanlar belirlenmektedir. Bu uygulama sonrasında acil hal kapsamında olup olmadığı tespit edilecek, acil hal dışında kaldığı görülür ise sunulacak hizmet ücrete tabi olacaktır.

Sağlık Hukuku Avukatı Ekibimize Ulaşın

İstanbul‘da çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk ve Avukatlık Bürosu‘na ve sağlık hukuku avukatı kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.