İstanbul’da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu iş hukuku avukatları kadrosu Covid-19 salgını nedeniyle işçi çıkarılması ile ilgili her türlü konuda; işçi ve işveren arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi, hizmet sözleşmelerinin hazırlanması, işe alma ve işten çıkarmaya ilişkin usullerin oluşturulması, performans değerlendirme ve insan kaynakları yönetimi konusunda hukuki destek sağlanması, işçi ve işveren arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesi konularında hukuki danışmanlık yapmaktadır.

İstanbul iş hukuku avukatları ekibimiz iş hukuku ve iş hukuku davaları konusunda edindikleri 25 yıllık deneyim ve bilgiler çerçevesinde; işçi müvekkillerimiz adına ihbar tazminatı davası, kıdem tazminatı davası ve işe iade davalarının açılması ve takibi, mobbing ve kötü niyet tazminatlarına ilişkin davaların açılması ve takibi, fazla mesai ücretleri ve yıllık ücretli izinlerin kullandırılması, hesaplanması ve tahsili davaları açmakta ve takip etmektedirler. İş hukuku avukatlarımız işveren müvekkillerimize işçi ve işyeri güvenliği konusunda dikkate alınması gereken hususlarda danışmanlık yapılması, işveren ve çalışanların haklarının korunması, işçiler tarafından açılacak davalarda haklarının korunması, güncel mevzuat ile uyumlu iş sözleşmesi hazırlanması ve iş sözleşmesinin feshi süreçlerinin yönetilmesi konularında danışmanlık yapmakta, dava ve dava dışı işlemlerde hukuki destek vermektedirler.

Covid-19 Salgını Nedeniyle İşçi Çıkarılması

Küresel tedarik zincirini olumsuz şekilde etkileyen COVID-19 salgını; talebin ve satışın azalması, enerji sıkıntısı, piyasadaki durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi sonuçlar doğurmakta olduğundan işverenleri işyerinde yeniden yapılanmaya ya da daralmaya gitme, işyerinin bazı bölümlerini kapatma, bazı iş türlerini kaldırma gibi alternatif çözüm yollarına başvurmaya mecbur etmiştir. Bu süreç içerisinde hukuki uyuşmazlıkların çoğunun işçilerin iş akitlerinin feshedilmesi şeklinde tezahür ettiği görülmektedir. 17.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (COVID-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile işçilerin geçerli nedenle de olsa işten çıkartılmalarının önü kesilmiş ve işverenlere alternatif opsiyonlar sunulmuştur. Aşağıda bu alternatif opsiyonlardan “kısa çalışma ödeneği” ve “ücretsiz izne çıkarma” açıklanmaktadır.

7244 sayılı Yeni Koronavirüs (COVID-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (bundan böyle 7244 sayılı Kanun olarak anılacaktır) 9. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen geçici 10. madde gereğince, her türlü iş ve hizmet sözleşmesi, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25. maddenin 1. fıkrasının 2 numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez. Bu madde hükmüne aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir. Gereği halinde üç aylık süre Cumhurbaşkanı tarafından altı aya kadar uzatılabilecektir.

Bu durumda işverenin ilk opsiyonu COVID-19 salgınından dolayı oluşan zorlayıcı sebep nedeniyle şartları karşılayan çalışanları için kısa çalışma ödeneğine başvurmaktır.

Kısa Çalışma Ödeneği

7244 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince, COVID-19 nedeniyle işverenlerin yaptıkları zorlayıcı sebep gerekçeli kısa çalışma başvuruları için, uygunluk tespitinin tamamlanması beklenmeksizin, işverenlerin beyanı doğrultusunda kısa çalışma ödemesi gerçekleştirilir.

İşçinin kısa çalışma ödeneğinden faydalanabilmesi için işverenin kısa çalışma talebinin Kurum tarafından uygun bulunması, işçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 50. maddesinde belirtilen çalışma sürelerini ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısını karşılıyor olması bir diğer deyişle işsizlik sigortasına hak kazanıyor olması ve iş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması gerekmektedir.

26 Mart 2020 tarihli 31080 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 41. maddesi ile 4447 sayılı Kanun’a eklenen geçici 23. madde uyarınca, 30.06.2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, COVID-19 salgınından kaynaklanan zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için işçinin

  1. a) kısa çalışmanın başladığı tarihten önceki son 60 gün içerisinde kesintisiz olarak çalışmış olması ve
  2. b) son üç yıl içerisinde en az 450 gün işsizlik sigortası primi bildirilmiş olması gerekmektedir.

Prim ödeme şartını sağlamadığı için kısa çalışma ödeneğine hak kazanamayanların daha önce çeşitli nedenlerle (yeni işe başlama gibi nedenlerle) kesilmiş son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden varsa kalan süre kısa çalışma süresini geçmemek üzere kısa çalışma ödeneği olarak ödenir.

Kısa çalışma ödeneğinden yararlanılan süre içerisinde işveren işçinin iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 25. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık halleri dışında bir nedenle feshedemeyecektir.

Covid-19 Salgını Nedeniyle İşçi Çıkarılması

İşçinin Ücretsiz İzne Çıkarılması

7244 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen geçici 10. madde gereğince üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne çıkarabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak iş akdini fesih hakkı vermez. Her ne kadar işçinin ücretsiz izne çıkartılması çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil etse de, geçici 10. madde ile, 4857 sayılı İş Kanunun 22. maddesinde yer alan durumun yazılı olarak işçiye bildirilmesi ve işçinin muvafakatinin alınması şartlarının işlevsiz kılındığı göze çarpmaktadır.

7244 sayılı Kanun’un 7. Maddesi ile 4447 sayılı Kanun’a eklenen geçici 24. madde gereğince işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçilere, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamaları kaydıyla ve 4857 sayılı Kanun’un geçici 10. maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içerisinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar günlük 39,24 TL nakdi ücret desteği verilir. Yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz.

Ücretsiz izne çıkartılan işçilerin fiilen çalıştırıldıklarının tespiti halinde işverenlere Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri tarafından idari para cezası uygulanacağı aynı madde içeriğinde hüküm altına alınmıştır.

İş Hukuku Hizmetlerimiz

  • İhbar, kıdem ve işe iade davaları açılması ve takibi
  • Mobing ve kötü niyet tazminatlarına ilişkin davaların açılması ve takibi
  • Fazla mesai ücretleri ve yıllık ücretli izinlerin kullandırılması ve hesaplanması
  • İşçi ve işyeri güvenliği konusunda dikkate alınması gereken hususlarda danışmanlık yapılması
  • İşveren ve çalışanların haklarının korunması konularında danışmanlık yapılması
  • Güncel mevzuat ile uyumlu sözleşme yapılarının oluşturulması
  • Çalışanların yaralanma, ölüm ve iş görmezlik hallerine ilişkin davaların takibi
  • Çalışan ve üçüncü kişiler yönünden işverenin kusursuz sorumlulukları
  • Performans düşüklüğü, ekonomik nedenler ve benzer haklı sebeplerle iş sözleşmesinin feshi halleri

Covid-19 Salgını Nedeniyle İşçi Çıkarılması Konusunda Bize Ulaşın

İstanbul‘da çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk ve Avukatlık Bürosu’na ve Covid-19 salgını nedeniyle işçi çıkarılması konusunda bize İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.