İstanbul’da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk Bürosu ceza avukatı kadrosu her türlü suç isnadı, cezai şikayet, kovuşturma, soruşturma, tehdit suçu, çeşitleri, cezası ve diğer ceza davası konularında müvekkillerimize avukatlık ve danışmanlık hizmetleri sunmakta ve ceza mahkemelerinde kendilerini gerek müşteki vekili ve gerekse sanık müdafi olarak temsil etmektedir. İstanbul ceza avukatı ekibimiz ceza hukuku konusunda edindikleri 25 yıllık tecrübe ile müvekkillerimize en etkili sonucu sağlamak için hukuki destek vermektedirler.

Tehdit Suçu, Çeşitleri, Cezası

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106.maddesinde düzenlenmiştir. Korunan hukuki değerin kişilerin huzuru, karar verme ve uygulama özgürlüğü olması nedeniyle bu suç, ’Hürriyete Karşı Suçlar’’ başlığı altında yer almaktadır. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bu suç, bir kimsenin, başka bir kişinin veya onun yakınlarının can ve mal güvenliği ve bütünlüğü üzerinde meydana gelmesi muhtemel bir kötülüğü yapacağını ileri sürmesiyle gerçekleşir. Tehdit fiili, sözlü olarak ya da tehdit anlamına gelecek bir davranış vasıtasıyla gerçekleştirilebilir.

Tehdit suçu, soyut tehlike suçu olması nedeniyle suç teşkil eden söz veya hareketin, somut bir zarara neden olması gerekmez. Zira bu suçla istenen mağdurun korkutulmak suretiyle iç huzurunu bozmak olması nedeniyle somut bir zarar olmasa da suç oluşur.

Ayrıca tehdit suçu genel ve bütünleyici bir suç tipidir. Bir takım suçlarda tehdit ve cebire araç olarak başvurulmakta ve bunlar söz konusu suçun unsurunu ya da nitelikli halini oluşturmaktadır. Örneğin, cinsel saldırı (TCK m.102), çocukların cinsel istismarı (TCK m.103), yağma (TCK m.148 vd.), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m.109/2), konut dokunulmazlığını ihlal (TCK m.116/4) gibi. Bu durumlarda bileşik suçun varlığı nedeniyle tehdit suçundan ötürü ayrıca ceza verilmemektedir.

Tehdit Suçu Çeşitleri Cezası

Tehdit Suçunun Maddi Unsurları

1.Tehdit suçunun Mağduru

106.maddenin 1.fıkrasında yer verilen,‘’ Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi…’’ ifadelerine göre söz konusu suç ancak gerçek kişilere karşı işlenebilir. Tüzel kişiler, yani şirketler, dernekler ve vakıflara karşı bu suçun işlenmesi mümkün değildir. Bunlara karşı gerçekleştirilen fiiller, tehdit suçunun maddi unsurlarını taşıması şartıyla bu tüzel kişiliklerin ortak veya yöneticileri, bu fiillerin esas muhatabı olarak bu suçun mağduru olabilir.

Ek olarak mağdurun belirli veya belirlenebilir bir veya birden fazla kişi olması gerektiği gibi tehdidin yöneldiği kişinin tehdidi anlayabilecek ve algılayabilecek durumda olması da gerekir. Bu sebeple algılama kabiliyeti bulunmayan kimselere karşı tehdit suçu işlenemez.

2.Tehdit Suçunda Fiil, Netice ve Nedensellik Bağı

Yukarıda kısaca değindiğimiz üzere suçun maddi unsuruna uygun hareket, TCK m.106’ya göre, “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden” veya “malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle’’ tehdit etmek denilebilir. Başka bir anlatımla tehdit, icrası failin elinde ve icrası mümkün olan bir kötülüğün meydana geleceğini bildirmektir. Buradan anlaşılacağı üzere uğratılacağı belirtilen zarar, fail tarafından gerçekleştirilebilir nitelikte ve mağdur üzerinde objektif olarak korku oluşturmaya elverişli olmalıdır. Burada mağdurun korkmuş olup olmaması değil tehdidin objektif olarak bir kimseyi korkutabilecek bir boyutta olup olmadığına bakılır. Bu durumun tersi bakımından yani objektif olarak korkutmaya elverişli olan bir tehdidin muhatap üzerinde tesir etmemesi halinde ise 106.maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere suçun varlığı kabul edilmelidir.

Tehdit fiilinin bulundurması gerekli bir diğer husus ise tehdit ileriye yönelik olmalıdır. Şöyle ki, “böyle yapacağını bilsem seni yaşatmazdım” cümlesi geçmişe yönelik olması nedeniyle tehdit suçunu oluşturmaz.

Tehdide konu edilen değerin hukuksal koruma içinde kalması gerekmektedir. Bu itibarla “sana bir daha selam vermem de tanımam da” gibi sözler tehdit suçunu oluşturmayacaktır.

Tehdit ile uğratılacağı belirtilen zararın suç teşkil etmesi gerekmez. Örneğin “senin ticaretini bitireceğim’’ şeklinde bir cümle de söz konusu fiil suç olmasa da muhatabı huzursuz edeceği için tehdit suçunu oluşturacaktır. Bu itibarla “haksız” olan bir zarara uğratılacağının belirtilmesi yeterli olacaktır. Ancak bir hakkın kullanılacağını ileri sürmek, örneğin; alacak için takip yapılacağının belirtilmesi ya da bir suçun yetkili makamlara ihbar edileceğinin bildirilmesi gibi durumlarda bu suç oluşmaz. Meğer ki, söz konusu hak, hukukun tanıdığı amaç dışı kullanılmasın. Örneğin, diş doktoruna “dişlerimi yapmazsan hastalardan bıçak parası aldığını ihbar ederim” diyen bir kişinin fiili, suç oluşmakla birlikte oluşan suç tehdit değil şantaj suçudur.

3.Tehdit Suçunda “Nitelikli Haller”

Tehdit suçunun;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
işlenmesi halinde verilecek ceza arttırılır. (TCK m.106/2)

Öte yandan, Terörle Mücadele Kanunu’nun 4.maddesinin (a) bendine göre, terör amacına hizmet için terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenen tehdit suçu, “terör suçu” sayılır ve cezası arttırılır.

Tehdit Suçunun Manevi Unsurları

Tehdit suçu, genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Ancak, olası kast ile de işlenebilir ve böyle bir halde verilecek ceza da indirime gidilir.

Şayet fail, tehdit konusu ettiği zararın haksız olduğunu bilmiyorsa, başka bir anlatımla, hakkı olan bir şeyi yapmakla tehdit ettiğini sanıyorsa, kusurlu sayılmaz. (TCK m.30/Son)

Tehdit Suçunun Hukuka Aykırılık (Haksızlık) Unsuru

Bir hakkı savunmak maksadıyla tehdit niteliğinde sözler sarf edilmesi durumunda, “meşru savunma” hükümlerinin uygulanması mümkündür. Yargıtay 4.Ceza Dairesi, 2013/32263 Esas numaralı, 2016/195 Karar numaralı ve 12.01.2016 tarihli kararında, reşit olmayan 16 yaşındaki kızını hukuka aykırı bir şekilde yanında tutan kişiyi, “kızımın saçının teline bir zarar gelirse seni öldürürüm” şeklinde tehdit eden babanın durumunu, haksız eylemlerin sonlanması ve kızının geri getirilmesinin sağlanmasına dair işlendiğinin tespiti ile “meşru savunma” olarak nitelendirmiştir.

Teşebbüs

Tehdit, salt hareket suçu olması nedeniyle kural olarak teşebbüse elverişli değil iken mektupla tehditte mektubun mağdura bir sorun nedeniyle ulaşamaması örneğinde olduğu gibi, icra hareketleri bölünebilen bir durum söz konusu ise teşebbüs mümkündür.

Tehdit Suçunun Kovuşturulması

TCK m.106’da ‘’ Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.’’ düzenlemesinden açıkça anlaşılabileceği üzere, hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlık dışındaki hukuksal yararlara (malvarlığı gibi) yönelik olan tehditlerin soruşturulması ve kovuşturulması için şikayet şartı aranacaktır. Bu durumda şikayet, mağdurun fiili ve faili öğrenmesi tarihinden itibaren 6 ay içinde yapılmalıdır.

Tehdit Suçunun Cezası

Suçun temel şekillerinden olan mal varlığına yönelik olan tehditte 6 aya kadar bir hapis cezası öngörülmüş iken daha ağır cezayı gerektiren hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlık üzerinde bir kötülük gerçekleştireceğinden bahisle tehditte 6 ay-2 yıl arası hapis cezası öngörülmüştür. Tehdit suçunun nitelikli haller bakımından ise 2 yıl-5 yıl hapis cezası olacak şekilde bir yaptırım belirlenmiştir.

Yukarıda anlatılanlardan rahatça anlaşılabileceği üzere ceza yargılaması son derece teknik detaylara hakim olmayı gerektiren bir konu olup, ceza yargılamasında mağdur veya fail fark etmeksizin mutlaka bir ceza avukatından yardım alınmalıdır.

Türkiye’de Ceza Yargılaması

Ülkemizde ceza yargılaması Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile yapılmaktadır. Türk Ceza Kanunu cezaları belirlerken, Ceza Muhakemesi Kanunu ise yargılamanın usul ve prosedürlerinin nasıl olacağını gösterir. Ceza davalarına ilişkin olarak avukatlarımız; Şikayet dilekçesi ve eklerini hazırlamakta, Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunmakta ve Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olarak hizmet vermektedirler.

Ceza avukatlarımız ayrıca Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olarak müvekkillerimizi temsil etmekte, savcılıklarca verilen takipsizlik kararlarına ve mahkemelerce verilen tutuklama kararlarına itiraz etmekte, temyiz dilekçesi hazırlamakta ve cezaevinde tutuklu ve hükümlü ziyaretleri yapmaktadırlar. Ceza hukukunda uzman avukatlarımız; Alkollü Araç Kullanma, Dolandırıcılık, Gümrük Kaçakçılığı, Güveni Kötüye Kullanma, Kredi Kartı Dolandırıcılığı, Mala Zarar Verme, Taksirle Yaralama ve Vergi Kaçakçılığı ile ilgili suçlamalarda ve ceza davalarında savunma hazırlamakta ve duruşmalarda müvekkillerimizi temsil etmektedirler.

İstanbul Ceza Avukatı Olarak Hizmetlerimiz

  • Şikayet dilekçesi ve eklerinin hazırlanması
  • Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunulması
  • Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Asliye Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Sulh Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Savcılıklarca verilen takipsizlik kararlarına itiraz edilmesi
  • Tutuklama ve koruma kararlarına itiraz edilmesi
  • Temyiz dilekçesi hazırlanması
  • Cezaevinde tutuklu ve hükümlü ziyaretleri yapılması

Tehdit Suçu, Çeşitleri, Cezası ve Avukatı için Bize Ulaşın

İstanbul‘da çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk Bürosu‘na ve tehdit suçu, çeşitleri, cezası ve avukatı için avukat kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.